“Çok Kısa Öykü” Yarışmasından Ödül Aldık. Özel Gelişim Koleji’nin düzenlediği yarışmada 6. sınıf öğrencimiz  Duru Gündeşlioğlu jüri özel ödülünü aldı. Canlı yayın şeklinde 21 Mayıs’ta düzenlenen ödül töreninde öğrencimize ödül aldığını yazar Handan Gökçek açıkladı. Kısıtlı sözcüklerle  öykü yazmanın ne kadar zor olduğundan söz eden yazar, tüm öğrencileri kutladı. Konu sınırlaması olmayıp  sözcük sınırlaması olan yarışmada Duru Gündeşlioğlu’na ödül getiren kısa öyküsünü sizlerle paylaşmak istedik. Öğrencimizi yürekten kutluyoruz. 

 

                HAPİSHANEDEKİ DİYÂRLAR

 

              “...uzaklardan gelen martıların çığlıklarına dalgalarınsesleri eşlik ediyordu…” Özgür’ün kitap keyfi, gardiyanınsesiyle bitti. İstemeyerek kitabını kapatıp hücredeki yatağınayattı, günün bitmesini bekledi. Özgür, Timos Hapishanesin’dekimahkûmlardan biriydi. Hücresinde bir koli vardı. İçinde, her ay bir kitapçıdan gelen kitapları depoluyordu. Hücresinde kalırkenyalnızlıktan çıldırmamak  için kitaplardan bir dünya kurmuştu. 

              Ertesi sabah Özgür uyandı. Ocak ayını geridebırakmışlardı. Yeni ay, yeni kitaplar demekti. O gün kendisinibekleyen işleri çabucak bitirip hücresine döndü ve sona kalankitabını lezzetli bir yemek gibi yalayıp yuttu. Birkaç saat sonrakitapçı arkadaşı geldi. Özgür’e yeni kitaplarını verip eskilerinialdı. Biraz sohbet ettikten sonra ayrıldı. O gidince Özgür, kitaplarından birini alıp okumaya başladı. Geçen her dakikaruhunun rahatladığını hissediyordu. Bir an Jason’la Argo’dadünyayı dolaşıyor, bir an Herakles’le on iki zorlu görevi yerinegetirmeye çalışıyor, bir an Perseus ile Medusa’yı  avlıyordu.

              Özgür, bir solukta kitabını bitirdi. Kitabı tam kalbininüstüne bastırdı. Ona özgürlüğünü bağışlayan kitaba sımsıkısarıldı. Hücresinin gri ölüm rengi gitti, gökkuşağı geldi. Ortamdaki berbat koku; denizin, çiçeklerin kokusuna yenildi. İkiyıl önce bu hapishaneye adımını attığında üç yılı yalnızlık içindenasıl geçireceğini bilemiyordu. Oysa yalnızlığın, özgürlükle birbağı olmadığını kitapları ona her geçen gün öğretiyordu. Okudukça beyni ve ruhu özgürleşiyor, yalnızlığı son buluyordu.  

                              Duru Gündeşlioğlu